13 Aralık 2010 Pazartesi

Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek

Bazı kitaplar vardır, okuduktan sonra hayata bakışınız değişir, bambaşka bir insan olduğunuzu hissedersiniz.Leo Buscaglia'nın "Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek" adlı kitabı, üniversite yıllarımda bende böyle bir etki bırakmıştı. Sizlerle bu kitaptan küçük bir alıntıyı paylaşmak istiyorum :

"Babam çok ataerkil bir aile reisiydi. Evde olduğu pazar günleri büyük bir masanın çevresinde otururduk ve babam, ona o gün öğrendiğimiz yeni bir şeyi anlatmadan masadan kalkmamıza izin vermezdi. Masaya oturmadan önce ellerimizi yıkarken, kardeşlerime "Bugün ne öğrendiniz ?" diye sorardım. "Hiçbir şey" diye yanıt verdiklerinde, "Evet ama bir şey öğrenmemiz gerekiyor" derdim ve hemen gidip bir ansiklopedi karıştırır, sözgelimi, Nepal'in nüfusunun 1 milyon olduğu gibi bir şeyi öğrenir, masaya otururduk. Yemek boyunca da öğrendiğimiz bir şeyi düşünürdük. Ne nefis yemekler yerdik. Annem yaşamı boyunca yemek tarifleriyle ilgilenmemişti. Pişirdiği taze fasulye , masanın ortasında öylesine kocaman bir yığın oluştururdu ki, karşımda oturan kızkardeşimin yüzünü göremezdim. Yemeğini bitirince babam tabağını iter ve bana dönerek "Felice, bugün ne öğrendin bakalım ?" diye sorardı. Ben de "Nepal'in nüfusu..." diye başlardım. Hiçbir şey o adamın gözünde önemsiz değildi.Sonra anneme dönüp,"Hanım, sen biliyor muydun..." derdi.Biz de onlara bakıp "Ne garip insanlar!" derdik. Arkadaşlarımıza "Annene ve babana Nepal'i anlatmak zorunda kalıyor musun?" diye sorardık.Onlar da "Bizimkiler bizim birşeyi bilip bilmememize aldırış etmiyorlar ki" derlerdi.Ama size bir sıırımı daha vermek istiyorum : Bugün bile Felice, yatağa girip çarşafların arasında keyifle kıvrılıp uyumak üzereyken, ne denli yorgun düşmüş olursa olsun, kendi kendine "Felice, bugün ne öğrendin?" diye soruyor.Bu soruyu yanıtlayamazsa, kalkıp bir ansiklopedi karıştırarak yeni bir şey öğrenme gereği duyuyor.Eğitim bu demektir belki de. Kim bilir?"

Üstün Yetenekli Çocuklara Ebeveynlik

11 Aralık Cumartesi günü, "Üstün Yetenekli Çocuklara Ebeveynlik" konulu bir seminere katıldım.Irmak Okulları'nda gerçekleşen seminerin konuşmacısı, Amerikalı Prof.Dr. James Delisle idi. Üstün yetenekli çocuklara ebeveynlik konusunda 30 yılı aşan bir deneyimi olan Dr. Delisle'nin bu deneyimlerini aktardığı 15 kitabı bulunmaktadır.
Dr. Delisle'nin "Üstün Yetenekli Çocuklara Ebeveynlik " adındaki kitabı, yakın zamanda Irmak Okulları tarafından türkçeye çevrilmiş. Dr. Delisle'nin bu kitaptaki ifadesine göre, "üstün yetenekli kişiler her şeyden önce etraflarındaki dünyayı sofistike anlayış biçimleriyle yorumladıkları için dikkatimizi çekerler. Kelime haznelerinin erken yaşta oluştuğu, geliştiği ve birbirinden ayrı görünen kavramları birbirleriyle bağdaştırma becerilerinin erken yaşta yerleştiği görülmektedir.Fakat onları yaşıtlarından farklı kılan, yaşamlarının içinde yerleşik hale gelmiş, insanlara ve çevrelerine karşı geliştirdikleri farkındalık ve hissiyattır."
Üsün yetenekli çocuklara ebeveynlik konusunda Dr. Delisle'nin bu kitaptaki fikirlerinden bazı örnekler vermek istiyorum :
"*Bir ebeveyn olarak pek çok öğretmenin sahip olmadığı bir değere sahipsiniz, çünkü doğduğu andan itibaren çocuğunuzun her anına şahit oluyorsunuz
*Üstün yetenekli çocuklar genellikle yetişkinlerle ya da kendilerinden daha büyük çocuklarla arkadaşlık kurmayı tercih ederler. Bunun sebebi ise çok açıktır:Bu kişilere kim olduklarını ya da hakkında bilgi sahibi oldukları şeyleri nereden öğrendiklerini açıklama ihtiyacı duymazlar.
*Mükemmel notlar, davranışlar ve düzen konusundaki bu süper şişmiş beklentiler göz önüne alındığında, pek çok üstün yetenekli çocuğun, kendi çabalarına rağmen, yaptıkları şeylerin kusursuz olmak zorunda olduğunu hissetmeleri çok doğaldır
*Birlikte aptllık yapın. Saklamaya yemin ettiğiniz anlamsız sırlar tutun... Hiç de beklemediğiniz bir anda, onların ebeveyni olduğunuz için gurur duyduğunuzu söyleyin.
*Bir ebeveyn olarak "her şeyi bilen" değilken daha ulaşılabilirsiniz...Mükemmel olmayan rol modellere benzemek, mükemmel olanlara benzemekten daha kolaydır.
*Onların içgörülerini ve meseleler hakkındaki farkındalıklarını tanıyın ve sonra kartopu savaşı yapmak için dışarı çıkın.Onlarla ve köpeğinizle frizbi oynayın, iskambil kartlarından evler yapın ya da birbirinize o kadar çamur fırlatın ki sonrasında bahçe hortumuyla yıkanmak zorunda kalın.
*Hayat, sona daha hızlı varma yarışı değildir.Her günü olduğu gibi karşılamak, her zaferi ve hüsranı önlerinde uzanan gelecek için sadece sıçrama tahtası olarak görmek, her sabah uyandıklarında onlara öğretebileceğiniz bir ders olabilir."

Türkiye'de "Üstün ve özel yetenekli çocuklar"la ilgi çalışmalar yapan M:E:B'e bağlı kurum ve kuruluşların web adresleri'ni vermek istiyorum :
İstanbul Bilim ve Sanat Merkezi : http://www.istanbulbilsem.k12.tr/ ( Türkiye'nin birçok yerinde Bilim ve Sanat Merkezleri bulunmaktadır )
Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu : http://www.beyazit.k12.tr/


En önemlisi çocuklarımızın "ÇOCUK" olduğunu asla unutmamaktır...

11 Aralık 2010 Cumartesi

Dönerci Celal Usta

Yeni keşfettiğimiz bir dönerciyi tavsiye etmek istiyorum : DÖNERCİ CELAL USTA
1975 yılından bu yana gıda sektöründe olan Celal Koç, 2007'de Ümraniye Atakent'te "Dönerci Celal Usta" adında bir restoran açmış. Temiz bir mekan, servis hızlı ve güleryüzlü. Döneri nefis. Biz iki kez gittik, çok memnun kaldık. Ayranı susurluk ayranını aratmayacak lezzette, fıstıklı künefesi de güzel. Yolunuz o tarafa düşerse deneyin derim...
http://www.donercicelalusta.com/



10 Aralık 2010 Cuma

KERAMİKA SERAMİK'ten hediye kazanma fırsatı !

15 şanslı kişi çekilişle KERAMİKA SERAMİK'ten hediye kazanacak !!
Çekilişe katılabilmek için http://minakarenim.blogspot.com/ a girip çekiliş kurallarını yerine getirmeniz yeterli.

BOL ŞANSLAR

8 Aralık 2010 Çarşamba

“Ağa Han Müzesi Hazineleri” Sakıp Sabancı Müzesi’nde...

Çok güzel bir sergi.Özellikle  elyazması ve minyatürler görülmeye değer...

05.11.2010 - 27.02.2011


“Ağa Han Müzesi Hazineleri” Sakıp Sabancı Müzesi’nde…



S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, “Ağa Han Müzesi Hazineleri” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında, 5 Kasım 2010 - 27 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçekleşmekte olan sergi, en değerli İslam sanat eserleri koleksiyonlarından biri olan Ağa Han koleksiyonunun seçkin örneklerini sanatseverlerle buluşturuyor. Sergide; seramik, ahşap, metal, kumaş gibi farklı materyallerden yapılmış ve üzerlerinde Kur’an’dan metinlerin yer aldığı objelerin yanı sıra elyazmaları ve minyatürler bir arada sunuluyor. Sergide ayrıca, kitap sanatının İslam dünyasında yıllar içinde nasıl geliştiği ve kitap yapım teknikleri ele alınıyor.

Kiva Han Restoran


Geçenlerde Galata Kiva Han Restoran'ın Şaşkınbakkal'da bu yaz açılan şubesine gittik. Anadolu'nun muhtelif yöresel lezzetlerini sunan kaliteli bir restoran. Yemeklerin çoğundan azar azar tattık, hepsi de çok lezzetliydi. Bakla sarması, kuru patlıcan dolması, analı kızlı, pirpirim borani, yuvalama, çullama, tıklama, erikli yavan sarma, fellah köftesi, humus, muhammara, zahter salatası bunlara örnek verilebilir.Ama özellikle bir lezzeti damağımda kaldı : Un helvası.
Hayatımda yediğim en lezzetli ve ağızda dağılan un helvası. Tatlı düşkünü biri olmadığım halde ,hiç aklımdan çıkmıyor diyebilirim. İlk fırsatta tekrar gidip yemek istiyorum !
Adres : Bağdat Cad. Yapı Kredi İkramiye Blokları No:361 Şaşkınbakkal

Mercimek Çorbası

Mercimek Çorbası
1 orta boy soğan (rendelenmiş)
1 orta boy havuç (rendelenmiş)
1 su bardağı kırmızı mercimek
2 yemek kaşığı sıvıyağ ( ben sızma kullanıyorum )
1 silme tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı kuru nane
tuz
1,5 litre su

Tüm malzemeler çiğden konularak pişirilir.Ben düdüklü tencerede pişiriyorum. 15 dk. yeterli oluyor.Soğuduktan sonra blenderdan geçiriyorum.
Yanında limon ve pul biber ile servis ediyorum.
AFİYET OLSUN